Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, buradaki konuşmasında, deprem bölgesindeki mücbir sebep uygulamasının sahadaki gerçekliğe göre en az 2030 yılına kadar uzatılmasını, bu sürede taksitlendirme, faiz indirimi ve yeniden yapılandırma gibi desteklerin güçlendirilmesini istedi.
Gazze'de İsrail'in katliamlarının devam ettiğine işaret eden Arıkan, bölgede bir düzenin değil, "Büyük İsrail Projesi"nin hedeflendiğini belirtti.
ABD'nin, her gün el yükselterek "emperyalizmin güdümünde bir İran" istediğini dile getiren Arıkan, "Tek bir dertleri var: bu bölgede terörist İsrail'i rahatsız edecek hiçbir güç olmasın." ifadesini kullandı.
Bugün İran'ın nükleer çalışmalarını durdurmasını isteyenlerin, yarın da Türkiye'ye "SİHA projesini durdurun" diyeceğini söyleyen Arıkan, "Bugün İran'a 'Balistik füze çalışmalarını iptal edin' diyenler yarın Türkiye'ye dönecekler 'KAAN'ı, HÜRJET'i, KIZILELMA'yı iptal edin' diyecekler." şeklinde konuştu.
Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktanın önemine dikkati çeken Arıkan, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan hattında gelişen temasların İslam dünyasının kendi güvenlik ve dayanışma mekanizmalarını kurabileceğinin açık göstergesi olduğunu belirtti.
Kamuoyunda "İslam NATO'su" olarak ifade edilen bu arayıştan memnuniyet duyduklarını bildiren Arıkan, "Türkiye'nin gücü, yalnızca askeri kapasitesinde değil, ahlaki tutarlılığında ve mazlum coğrafyalara umut olabilme iradesindedir." sözlerini sarf etti.
Adalet ve İçişleri bakanlıklarına yapılan atamalara değinen Arıkan, "en ağır sorunların biriktiği bu iki kritik alanda" yapılan değişikliklerin hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, bu alanlarda "siyasi şovlara değil, etkin, kararlı ve sonuç odaklı bir yönetime ihtiyaç olduğunu" söyledi.
Jeffrey Epstein davasına değinen Arıkan, Türkiye'nin bu davaya müdahil olması, bu karanlık yapının Türkiye ayağının açığa çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye'de öfkenin, siyaset yapmanın ana yöntemi haline geldiğini ifade eden Arıkan, siyasetin ilke yarışı olmaktan çıkıp bir sinir savaşına döndüğünü savundu. Siyasi ahlakın, aynı zamanda dil ahlakı olduğu değerlendirmesinde bulunan Arıkan, "Türkiye'nin bugün ihtiyacı olan şey daha yüksek sesle bağıranlar değil, daha ölçülü konuşabilen liderlerdir." değerlendirmesinde bulundu.